Baharın gelmesi, havaların ısınması üstüne birde bayram telaşı derken nerdeyse her
kasanın önünde gördüğümüz beyazlı kırmızılı iplerden oluşan o bileklikleri fark ettiniz mi?
İşte o bilekliklere “Marteniçka” deniyor. Peki nedir bu Marteniçka ?
Marteniçka, Bulgaristan, Kuzey Makedonya , Yunanistan , Romanya ve bazı Balkan ülkelerinde baharın gelişini ve bereketi simgeleyen bir gelenek.
Türk kültüründe Mart Bozumu denilen bu bileklikler mart ayının ilk haftası bileğe bağlanıyor.
Beyaz ip saflığı ve temizliği simgelerken kırmızı ip ise gücü ve yaşam enerjisini temsil ediyor. Marteniçka ilk bahar çiçeği, bir leyleği ya da kırlangıcı görene kadar bilekte taşınmaya devam ediyor.
Sonrasında ise ağaca asılarak gelenek tamamlanıyor.
Marteniçka geleneğini biraz daha inceleyecek olursak, özellikle Bulgar mitolojisine dayanan "BabaMarta" (Marta Nine) efsanesi ile ilişkilendiriliyor. Baba Marta, kaprisiyle hava durumunu değiştiren yaşlı bir kadındır ve eğer ona saygı gösterilirse hava ısınır, aksi halde soğuk kalır. Bu nedenle insanlar Marteniçka takarak Baba Marta’nın gönlünü hoş tutmaya çalışır.
Hemen hemen her mitolojide bahar, kadın figürüyle özdeşleşmiştir.
Çünkü doğa, anaç bir varlık gibi her yıl kendini yeniler, hayat verir ve insanları bereketiyle kuşatır.
Yunan mitolojisinde Persephone, toprağın yeniden canlanmasını sağlarken;
Türk kültüründe Umay Ana,doğurganlığın ve yaşamın sembolüdür.
Slav mitolojisindaeki Baba Marta da aynı ruhun bir yansımasıdır.
İşte bu yüzden, Marteniçka sadece baharın değil, kadının yaratıcı gücünün, hayat veren doğasının ve yenilenme enerjisinin de bir simgesidir…
Bu haftalık balkon sohbetimizin sonuna geldik.
Dilerim ki baharın gelişiyle birlikte her kadın kendi ışığını daha da parlatır ve hayatın her alanında varlığını hissettirir.
Tıpkı doğanın her zorluktan sonra yeniden çiçek açması gibi.
Umutla kalın… Dilara Adaş